If— in Turkish
- Eðer, by Sayýn Hasan Çýnar'a
Eðer
- Eðer, bütün etrafýndakiler panik içine düþtüðü
- ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
- sen baþýný dik tutabilir ve saðduyunu kaybetmezsen;
- Eðer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
- ve onlarýn güvenmemesini de haklý görebilirsen;
- Eðer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
- veya hakkýnda yalan söylenir de sen yalanla iþ görmezsen,
- ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptýrmazsan,
-
- bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akýllý görünmezsen;
- Eðer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
- Eðer düþünebilip de düþüncelerini amaç edinebilirsen,
- Eðer zafer ve yenilgi ile karþýlaþýr
- ve bu iki hokkabaza ayný þekilde davranabilirsen;
- Eðer aðzýndan çýkan bir gerçeðin bazý alçaklar tarafýndan
- ahmaklara tuzak kurmak için eðilip bükülmesine katlanabilirsen,
- ya da ömrünü verdiðin þeylerin bir gün baþýna yýkýldýðýný görür
-
- ve eðilip yýpranmýþ aletlerle onlarý yeniden yapabilirsen;
- Eðer bütün kazancýný bir yýðýn yapabilir
- ve yazý-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
- ve kaybedip yeniden baþlayabilir
- ve kaybýn hakkýnda bir kerecik olsun bir þey söylemezsen;
- Eðer kalp, sinir ve kaslarýn eskidikten çok sonra bile
- iþine yaramaya zorlayabilirsen
- ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
-
- baþka bir güç kalmadýðý zaman dayanabilirsen;
- Eðer kalabalýklarda konuþup onurunu koruyabilirsen,
- ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
- Eðer ne düþmanlarýn ne de sevgili dostlarýn seni incitmezse;
- Eðer aþýrýya kaçmadan tüm insanlarý sevebilirsen;
- Eðer bir daha dönmeyecek olan dakikayý,
- altmýþ saniyede koþarak doldurabilirsen;
- Yeryüzü ve üstündekiler senindir
- Ve dahasý sen bir Ýnsan olursun oðlum...
- --oOo-- -